Friday, March 10, 2017

ԳԵՐԱՇՆՈՐՀ Տ. ԳԱՐԵԳԻՆ ԱՐՔ. ՊԵՔՃԵԱՆ * Başepiskopos Karekin Bekçiyan -

Image may contain: 1 person, eyeglasses
-
V I D O L A R:

Ուրբաթ, 10 Մարտ 2017 Գերմանիոյ Հայոց թեմի առաջնորդ Գարեգին Արքեպիսկոպոս Պէքճեան Շիշլիի գերեզմանատունը այցելեց: Nubar Güzeldevletyan

Գերմանիոյ Առաջնորդ Տ. Գա­րե­գին Արք. Պեք­ճեան Շիշլի գերեզմանատան մէջ Sona Menteşe



-
TÜRKİYE ERMENİLERİ'NİN,
SANCILI PATRİK SEÇİM SÜRECİ
İstanbul Ermeni Patrikhanesi’nin Ruhani Kurul Başkanı Episkopos Sahak Maşalyan’ın 13 Şubat’ta makamından istifa ettiğini açıklaması, Türkiye’deki Ermeni topluluğu içerisinde zaten var olan yeni patrik seçimi tartışmasının daha da alevlenmesine sebep olmuştur. Dışarıdan bakıldığında karmaşık görünen bu tartışmanın anlaşılabilmesi için, meselenin kökenine inilmesi gerekmektedir.
Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan’ın 2008 yılından bu yana hastalığı sebebiyle görevini yerine getirememesinden dolayı, Türkiye’deki Ermeni topluluğunda yeni patriğin nasıl seçileceğine dair hâlâ devam etmekte olan ciddi bir anlaşmazlık ortaya çıkmıştır. Bu süreç içerisinde bir nevi ara formül olarak Başepiskopos Aram Ateşyan,2010 yılında Patrik Genel Vekili olarak göreve getirilimiştir. Kasım 2016’da ise İstanbul Ermeni Patrikhanesi Ruhaniler Genel Meclisi toplanarak Mesrob Mutafyan'ı emekli etmeye karar vermiş ve patrik seçimi düzenleyeceğini açıklamıştır. Ancak bu karara rağmen Ermeni topluluğu içerisindeki tartışmalar dinmeyerek devam etmiştir. Bu aşamada tartışmaların iki temel odağı vardır:
1) Aram Ateşyan’ın Patrik Genel Vekili olarak yeni bir patrik seçilene kadar görevine devam etmesi ,Patrik Seçim tarihini çeşitli bahanelerle ertelemesi ve toplumun bazı kesimlerince, Patrik Genel Vekilliği makamının İstanbul Ermeni Patrikhanesi örf ve adetlerine uygun olmadığını savunularak bu makamın feshedilmesini istenmesi.
Patrik Genel Vekili kendisine emanet edilen görevitam olarak yerine getirememiş,Patrik seçimine hazırlık yapmamış, çeşitli nedenlerle seçim tarihini geçiştirmeye çalışmış,tutarsızlığıyla güven kaybetmiş,toplumu germiş ve kaygılandırmiş,sürtüşmelere neden olmuştur. Ayrıca“örf ve âdete aykırı” itirazının ötesinde, Ateşyan’a duyulan güvenin sarsılması ,onun tavrından duyulan rahatsızlık, ona yönelik sert eleştirler doğurmüştur.
2) Patrik seçimi için Türkiye Cumhuriyeti devletinden izin alınması. Aram Ateşyan, patrik seçimi yapılabilmesi için Devletten seçim tarihi konusunda izin alınması gerektiğini savunmaktadır. Ancak Patrikhane ve Ermeni topluluğu içerisindeki bir kesim ise Devletten izin alınmasına gerek olmadığını, sadece Devlete tarih konusunda bildirimde bulunulması gerektiğini savunmaktadır.
Bu tartışmalar devam ederken patrik seçimlerine aday olarak katılacağına dair ismi geçen İstanbul Ermeni Patrikhanesi’nin Ruhani Kurul Başkanı Episkopos Sahak Maşalyan,13 Şubat’ta yayınladığı bir mektupla makamından istifa ettiğini ve patrik adayı olmayacağını açıklamıştır. Çok sert bir dille kaleme aldığı mektubunda Maşalyan patrik seçimi meselenin hâlâ sonuçlanamamış olmasından dolayı hem Ateşyan’ı, hem Patrikhaneyi hem de Ermeni topluluğunu ağır bir şekilde suçlamış ve patrik seçimi meselesi yüzünden Patrikhane ve Ermeni topluluğunun içinde bulunduğu durumdan rahatsız olduğunu ,artık bu duruma tahammül edemeyeceğini ifade etmiştir. Maşalyan’ın çıkışı ve istifası, toplumun bazı bir taraftan geç olmasına rağmen '' Beklenen'', ''Haklı'' ve ''Mertçe'' bir davranış olarak karşılansa da, diğer bir taraftan ise de istifa edişini, istifa ediş şeklini ve kullandığı sert dil ve sözleri ,bana göre bir ruhaniye uygun değildir.
Aynı zamanda Patrik adaylarından bir olan Ruhani Kurul Başkanı Episkopos Maşalyan’ın istifa ettiğini açıklaması,toplumda sarsıntı yaratmişve patrik seçimi ile ilgili tartışmayı daha da alevlendirmiş ise de, sert çıkıştan 3 gün sonra 16 Şubat 2017 tarihinde ,alelacele hazırlanmış ve meşru olmayan usulsüz bir protokola imza atması haklı çıkışına gölge düşürmüş , ona olan güveni zedelemiştir.
Ermeni basını takip edilecek olursa, patrik seçiminin artık ruhani bir mesele olmaktan çıkıp, ağır suçlamaların ,eleştirlerin yapıldığı, sütüşmelerin yaşandığı ,kavgaya varan tartışmaların çıktığı bir mücadeleye ve bir güç çekişmesine dönüştüğü görülmektedir.
Tüm bunlara ilaveten, Patrik seçimi tartışmasına kaos dönmemesi, sorunun ,kadim Ermeni Kilisesine zarar vermemesi ve soruna çözüm arama bağlamında ,Ana Taht Eçmiadzin Ermeni Katolikosluğu’nun ruhani lideri Karekin 2. Türkiye Ermeniler Patrikliğinin 2 Başepiskoposları ve 1 Eriskoposlarını Katolikosluğa ''İstişare Toplantısı'' na davet etmiştir. İstanbul'da alelacele hazırlanıp imzalan protokolünün usulsüz olduğunu iddia eden Katolikos Karekin 2.'nin riyasetinde yapılan 2 günlük toplantı sonunda ''Dağ fare doğurdu misali kararlar çıktı:Şöyle ki:
1) 15 Mart 2017 günü ''Patriklik Kaymakamlığı''(Değabah) seçimi yapılacak.
2) Aynı tarihte ,''Patrik Genel Vekili'' istifa edecek.
3) Patrik Kaymakamı (Değabah) 10 gün içinde Müteşebbis Heyeti kuracak ve Patrik Seçim hazırlıkları başlanılacak:
Türkiye Ermeni Patrikliginin Osmanlı döneminde Ruhani Meclisinin yanında Cismani Meclisi vardı.Cumhuriyet döneminde Cismani Meclisi devlet tarafından kaldırıldı,yerine,önce ''Merkezi İdare Heyeti'' ne müsade edildi, uzun bir süre görev yapan bu heyetin görevine son verildi,daha sonraları Danışma Heyeti kurulmasına müsade edildi,sonra bu kurul da kaldırıldı,uzun bir süre Patriklik özel danışmanlariyla durum idare edilmeye çalışıldı, Hacaduryan ve Kalustyan patrikler,kendi yetenek ve kabiliyetlerini, dirayetlerini ,güçlü inisiyatiflerini kullanarak toplumumuzu sarsmadan yönettiler. Bugün Hacaduryan ve Kalustyan gibi din adamımiz,önderimiz yok.Günümüzde artık,Patriklik yönetimi bir kişinin insiyatifine bırakılmamalı,en azından ''Patrik Denetleme Kurulu'' kurulması için ısrarla talep edilmeli,buna ek olarak ''Patrik Secim Yönetmenliği'' hazırlanmalı,çünkü Türkiye Ermeni Patrikligin ne tüzüğü ne de bir yönetmenliği var.Aksi halde bugünkü sorunlar ilelebet devam eder.
Dr.med.Sarkis Adam
4 Mart 2017
--------------------------------------
CUMHURİYET DÖNEMİ'NDE TÜRKİYE ERMENİLERİ'NİN PATRİK SEÇİMLERİNE TOPLU BİR BAKIŞ-1-
1922 yılında ,Türkiye Ermenileri 78. Patriği Episkopos Zaven der Yeğyayan'ın ülkeyi terk etmek zorunda kalmasıyla boşalan Patriklik makamına, 20 Aralık 1922 tarihinde Episkopos Kevork Arslanyan 'Değaban(Patrik Kaymakamı) görevine getirildi: Arslanyan bu görevi 1927 yılına kadar sürdürdü ve daha sonra 27 Mayıs 1927 tarihinde Başepiskopos Mesrop Naroyan, Cemaat Genel Meclisi tarafından Türkiye Ermenileri 79. Patriği seçildi. Bu dönemlerde Patriklik, Ruhani Meclis'i ,Cemaat Genel Meclis'i, Cismani Meclis'i ve farklı komisyonlar faaliyetlerini sürdürüyordu.
13 Eylül 1934 tarihinde Cismani Meclis üyeleri, cemaat işlerinin yönetimini laik cumhuriyet prensiplerine uyarlamak amacıyla Patrik Mesrob I Naroyan’ın da onayladığı bir karar aldılar. Alınan bu karara göre Cismani Meclisin adı ‘İdare Heyeti’ olarak değiştirildi ve bu heyetin Cemaat Genel Meclisi yerine, kilise vakıf yönetim kurulları temsilcilerinden oluşacak bir heyet tarafından seçilmesi kabul edildi. Ruhani Meclisin ise Ruhaniler Genel Kurulunca seçilmesine karar verildi. Yine aynı karara göre, patrik, idare heyetinin toplantılarına başkanlık etmeyecek ve sadece ruhani işleri düzenlemek üzere Ruhani Meclis’e başkanlık edecekti.Görüleceği gibi , Patriklik, Cemaat Genel Meclisi'ni kaldırmakta, Cismani Meclis'i İdare Heyet'ine dönüştürmekte ve Patriğin yetkileri kısıtlanmaktaydı .
3 Aralık 1934 tarihinde çıkarılan ''Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine'' Dair 259 sayılı kanun, 13 Aralık'ta yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun 1. maddesine göre ''Hangi din ve mezhebe mensup olurlarsa olsunlar ruhanilerin mabet ve ayinler haricinde ruhani kisve taşımaları'' yasaklandı.
Ancak, yine bu maddeye göre ''Hükümet her din ve mezhepten münasip göreceği yalnız bir ruhaniye mabet ve ayin haricinde dahi ruhani kıyafetini taşıyabilmek için muvakkat müsaadeler verebilir . Bir müsaade müddetinin hitamında onun aynı ruhani hakkında yenilenmesi veya bir başka ruhaniye verilmesi caizdir'' dendi .
Patrik Mesrob Naroyan, 1944’te vefat edince, Patriklik Kaymakamlığına (Değabah) ikinci defa Eğinli Kevork Arslanyan seçildi.
Bu dönemde maalesef, Ermeni toplumu kendi içinde,Cumhuriyet tarihinin en kötü günlerini yaşamıştır .Sorun , yeni patrik seçimine kadar görev yapan,görevini en kısa zamanda seçilecek patriğe bırakması gereken Arslanyan'ın bu geçici ''Kaymakamlık görev''ini yıllarca sürdürmesinden kaynaklanıyordu. Zira bu ''Geçici '' süre altı yıl sürmüştür .
Süre uzayınca, ve Patriklik Kaymakamı'nın görevi bırakmamak için direnmesi sürtüşmelere neden olmuş şikayetleri arttırmıştır.
Bu ötam da bugünlerde doğmuş olan soruna benzemektedir;Zira bugün de Türkiye Ermeni Toplumu , bu kez Patrik Genel Vekili Ateşyan Srpazan'ın benzeri bir tasarrufu yüzünden krize girmiştir.
İkinci kere Patriklik Kaymakamı seçilen Arslanyan'ın ilk işi kendisini seçen Ruhani Meclisi dağıtmak ve yenisini seçmek oldu ve yeni Patrik seçimini ile ilgilenmedi. Halk durumu mektupla Eçmiadzine şikayet ettiyse ,olumlu sonuç alamadı. Bu mektuba ek olarak ,1949 yılında Türkiye Ermenileri ruhanilerden büyük ekseriyeti teşkil eden bir heyet tarafından Kaymakama hitaben kaleme alınan bir mektup daha yazıldı, yeni patriğin seçimi için Genel Meclis'in toplantıya çağrılması talep edildi. Fakat yapılan müracaat cevapsız kalınca, tekrar bir dilekçe yazılarak ,yeni patrik seçimine girişilmediği takdirde, harekete geçileceği kamu oyuna açıkça bildirildi . Daha sonra verilen On beş günlük mühlet geçtikten sonra, Arslanyan azledilmiş sayılarak yerine Bahtiyaryan isminde bir ruhani seçildi. .
Kaymakam Arslanyan yapılan seçimin gayrı kanuni ve geçersiz olduğunu Eçmiadzin Katolikosluğuna bildirdi. Bunun üzerine Eçmiadzin Katolikosluğu harekete geçerek , meselenin incelenmesi için Antilias (Beyrut) Katolilosluğunun arabuluculuğunu talep etti. 28 Temmuz 1949 tarihli bir yazı ile iki tarafın delegeleri Antilias’a (Beyrut) davet edildiler. Beklenenin aksine ''Eçmiadzin'i protesto eden ve meşru sayılan kaymakam yerine başka bir kaymakam seçmeyi deneyen ruhanileri'' papazlıktan azletti . Beklenmedik şekilde bu cezaya çarptırılan ruhaniler itiraz ettiler, verilen kararın haksız olduğu,dolayısıyla cezanın kaldırılması gerektiği konusunda ısrarcı oldular ve kararın değiştirilmesi için çalıştılar .
Fakat karar değişmedi ve Arslanyan taraftarları bu kararın tatbikini sağlamak için büyük çaba harcadılar.Genel kural olarak ve ananelere göre ,kilise ve toplumla ilgili alınan kararlar İstanbul Apostolik Ermeni Ortodoks kiliselerinde alenen okunarak halka iletilir. Bu karar özel olarak Kaymakam Arslanyan taraftarlarının etkili oldukları kiliselerde okundu, diğerlerinin etkili oldukları kiliselerde ise okunmasına mani olunmak istendi ve sürtüşmeler doğdu.
Bütün bunlara rağmen, halkın çoğunluğu yeni patriğin seçilmesi için ısrar ediyordu. Nihayet patrik seçimine karar verildi. Patrik ancak Genel Meclis tarafından seçilmesi şart olduğundan hükümete müracaatla, gerekli işlemlerin ve seçim hazırlıkların başlatılması istendi :Bakanlar kurulunun 19 Eylül 1950 tarih ve 11824 sayılı kararıyla Patrik Seçim süreci resmen başlamış oldu.
2 Aralık 1950’de Patrik seçimi için genel meclis 99 üye ile toplandı. Üyelerin 14’ü din adamıydı. Önce Ruhani Kurul ve merkezi yönetim (Getronagan Varçutyun) seçildi. Karekin Başepiskopos Haçaduryan delegelerin büyük çoğunluğunun oyuyla Türkiye Ermenileri Patrikliğine seçildi. Arjantin’den Türkiye’ye dönerek 16 Mart 1951’de patriklik asasını aldı ve bu görevi 22 Haziran 1961 tarihinde hayata gözlerini yumduğu güne kadar büyük bir başarıyla sürdürdü.Patrik Karekin Haçaduryan dönemi bir yandan Patrikliğin devlet gözünde önemli ve değerli gözüktüğü, Cumhuriyet’in hiçbir döneminde görülmediği kadar itibar gördüğü bir dönemdir. Diğer yandan bu dönem, Cumhuriyet döneminin en ağır travmalarından biri olan 6/7 Eylül felaketinin de yaşandığı zor bir dönemdir. Buna rağmen, Cumhuriyetin bu döneminde Patriklik ilk kez ağırlığını pekiştirdi. Patrik seçimi ile birlikte 14 kişilik Ruhani Meclis ve 20 kişilik İdare Heyeti oluştu. Daha sonra cemaat yönetim mekanizmasına kadim geleneklere uygun olmasını sağlamak amacıyla Maarif, Vasiyet ve Merkezi Akaretler gibi çeşitli komisyonları kuruldu. 13 Mart 1954 tarihinde İdare Heyeti’nin görev süresi sonrası verilen izinle ‘Ermeni Cemaatine müşterek mallarını idare etmek ve Ermeni cemaati kiliselerine ait mütevelli heyetleri arasında koordinasyon temin etmek’ üzere 14 kişilik bir Merkez Mütevelli Heyeti ( Getronagan Varçutyun ) oluşturuldu. 1956 yılında görev süresi sona eren bu heyet, resmi makamların da onayıyla görevini bir süre daha sürdürdü.
27 Mayıs 1960 Tarihinde, ihtilal oldu. Cumhurbaşkanı ve Başbakan dahil bütün hükümet üyeleri ve Demokrat Parti milletvekilleri tutuklandı. Başbakanlıkta yapılan aramalarda, Patrik Karekin Haçaduryan’ın Başbakana selam ve saygılarını ileten, bağlılığını bildiren bir mektubu bulundu. Sıradan ve normal zamanda haber bile olamayacak bu olay basın tarafından neredeyse bir ihanet belgesi gibi suçlandı, karalandı.
İhtilal yine İttihat ve Terakki zihniyetinin dönüşü oldu. Patrikliği yine vali bile muhatap almaz olmuştu. İhtilal hükümetinin ilk işi Merkezi İdare Heyetini (Getronagan Varçutyun) kaldırmak oldu.
Bu konuda Murat Bebiroğlu'nun 2009 yılında yayınladığı ''Cumhuriyet Döneminde Patrikler ve Önemli Olaylar'' başlıklı eserinde su satırları okumaktayız:
'' İhtilal hükümetinin ilk işi Merkezi İdare Heyetini (Getronagan Varçutyun’u) kaldırmak oldu. Patrikliğin 1.09.1960 tarihli dilekçesine, İstanbul Vilayeti Hukuk İşleri Müdürlüğü’nün 960- 536 sayılı yazısıyla Vilayete verilen cevap, İstanbul vilayetinin 15.10.1960 gün ve 6101 us/15296 sayılı yazısıyla Kumkapı Emniyet Müdürlüğünce –elden- Patrikliğe tebliğ edildi.
Yazıda, “şu hususu da belirtmek gerekir ki, bağlı dilekçede beyan olunduğu üzere, Merkezi Mütevelli Heyetlerinin vazifeleri “çevrelerinde sakin cemaat tarafından seçilmiş mütevelli heyetleri bulunan müesseselerin muamelelerini kontrol etmek ve gelirlerini koordine eylemek” de olamaz. Çünkü 5404 sayılı kanuna göre cemaat vakıfları, ilgili makamlarca vakıflar genel müdürlüğü tarafından denetlenir. Muteber bir hukuki varlığa sahip bulunmayan “merkez mütevelli Heyetleri’nin” ise, hukuken muteber bulunmamaları sebebiyle, bir makam olarak nazara alınmalarına imkan yoktur.
Lozan antlaşması ve Anayasa sistemimiz, ruhanilerin ve bu arada reis ruhanilerin mütevelli seçimlerine ve vakıf işlerine müdahalelerini asla caiz görmemektedir. Süreleri sona ermiş olmasına rağmen seçimleri yapılmayan heyetlerin vakıflar idaresince takip olunarak usulü dairesinde yeniden seçilmeleri cihetine gidilmesi ve her vakıf müessesesi için ayrı seçim yapılması gerekir.” Gerekçeleriyle Merkezi Mütevelli Heyeti (Getronagan Varçutyun) kaldırılmaktadır.
İhtilalın İstanbul valisi tümgeneral Refik Tulga imzasıyla, Eminönü Kaymakamlığına hitaben yazılan 25.09.1960 tarihli yazı ile Merkezi mütevellinin tanınmadığı ve seçimine imkan olmadığı belirtilerek, ekli listede, Patriklik vakıf olmadığından dikkate alınmadan diğer Merkezi Mütevelli tasarrufundaki vakıflar için seçim şekilleri belirlenmektedir.''
Patrik Haçaduryan'ın 22 Haziran 1961 tarihinde ölümünden sonra Patrik Kaymakamı seçildi. Ruhani Kurul adayları belirleyip ilan etti. Patriklik Seçim heyeti de seçim için hükümete başvurdu. (Hükümet daha sonraki 1990 ve 1998 seçimlerinde de aynan uygulanan Bakanlar Kurulunun kararnamesiyle yürürlüğe konan Patrik Seçim Talimatnamesini yayımladı. )
Derleyen:Dr.med.Sarkis Adam
(Devamı Bölüm 2'de)
Kaynak:1) Gregeryen Ermeni Kilisesin Patrik Seçimini krize Dönüşmesi--Hikmet Öksüz 2015-
2) Cumhuriyet Döneminde Patrikler ve Önemli Olaylar-Murat Bebiroğlu-2009-

-
CUMHURİYET DÖNEMİNDE TÜRKİYE ERMENİLER'İN PATRİK SEÇİMLERİNE TOPLU BİR BAKIŞ -2-
(Bölüm 1'in Devamı)
Türkiye Ermenileri 81. Patrik Karekin Khaçaduryan'ın ölümü üzere yapılan seçim sonunda, Yozgatlı Şınork Kalustyan, Türkiye Ermenileri 82. Patriği seçildi. (PATRİK ŞINORK KALUSTYAN DÖNEMİ -1961–1990) . Patrik Şınork Kalustyan bu görevi 1990 yılında Eçmiyadzin'de geçirdiği bir kaza sonucu hayatını kaybettiği 7 Mart 1990 tarihine kadar büyük bir başarıyla sürdürdü.
Patrik Şnork Kalustyan döneminde, yazılı olmayan bir Vilayet kararıyla, ilk olarak sivillerden oluşan,aralarında toplumun kanaat ve tanınmış kişilerin de bulunduğu Patriklik Danışma Kurulu kuruldu ve uzun süre hizmet etti. (Patrik Karekin Kazancıyan döneminde danışma kuruluna izin verilmemişti)
82. Patrik Şınork Kalustyan'ın ölümü üzerine ,5 Eylül 1990 tarihinde Başepiskopos Karekin Kazancıyan 83. Patrik seçildi ve bu görevi ölüm tarihi 10 Mart 1998 tarihine kadar devam etti. Onun döneminde ''Patriklik Danışma Kurulu'' T.C İç İşleri Bakanlığı tarafından lağvedildi.
83.Patrik Kazancıyan'ın ölümü üzerine ,14 Ekim 1998 tarihinde Başepiskopos Mesrop Mutafyan Türkiye Ermenileri 84.Patriği seçildi.
Patrik Mesrop Mutafyan bu görevini 2008 yılına kadar başarıyla sürdürürken, 2008 yılında muzdarip olduğu çok ciddi sağlık sorunları nedeniyle görevini yerine getiremez duruma geldi. 29 Haziran 2010 tarihinde devlet tarafından ''Patrik Genel Vekili'' seçilmesine izin verildi. Başepiskopos Aram Ateşyan 30 Haziran 2010 tarihinde Patrik Genel Vekili oldu.Ateşyan bu göreve seçimle gelmediği için sert eleştiriler ve ciddi sürtüşmeler gündeme geldi. Uzun bir süredir kaosa dönüşen Ermeni Patrik seçim tartışmaları ardından Ekim 2016 tarihinde Patrik Mesrop Mutafyan Ruhani Genel Kurul onayıyla Adli Tabip raporuna dayanılarak '' Malülen Emekli'' ilan edildi ve halk tarafından Patrik seçiminin önü hemen açılmış olduğu düşünüldü.Fakat seçim için herhangi bir hazırlık yapıldığı görülmedi .
Şubat 2017 tarihinde Ruhani Kurul Başkanı Episkopos Sahak Maşalyan bir basın açıklaması yaparak, Patrik Seçiminin önü Genel Vekil tarafından tıkandığını ve bu nedenle görevinden istifa ettiğini açıkladı. Senelerdir, toplumun dini önderinin seçiminin gerçekleşmesi için çalışanların ve yeni seçilecek dini önderini ümitle, sabırla bekleyen halkın tepkileri daha da arttı, ortam gerildi ve kriz doğdu, krizin çözümü için devreye giren Eçmiyadzin Katolikosun çağrısı ile yapılan İstanbul Patrikliğine bağlı Episkoposlar Toplantısı'nda 15 Mart 2017 tarihinde ''Patriklik Kaymakamı Seçimi'' kararı ve dolayısıyla Ateşyan'ın da artık ''Genel Vekillikten'' İstifa edeceği kararı çıktı
Dr.med.Sarkis Adam
Kaynak.Gregoryen Ermeni Kiliseinde Patrik Seçiminin Krize Dönüşmesi-Hikmet Öksüz -2015
Cumhuriyet Döneminde Patrikler ve Önemli Olaylar-Murat Bebiroğlu-2009


--
Sarkis Hatsnabian
KAREKİN SRPAZAN BEKÇİYAN’I YAKINDAN TANIYALIM !
Aşağıda değerli kardeşimiz Hrant Dink’in 2003 yılı yazında AGOS’ta yayınlanan yazısını paylaşıyor ve şimdi İstanbul’da bulunan değerli “ağpariğimiz” Karekin Srpazan Bekçiyan’ı daha yakınen tanımanıza yardımcı olmak istiyorum. 
www.kemalyalcin.com/…/176-srpazan-karekin-bekciyan-ile-soey…
Biz Tıbrevanklılar üç hafta boyunca sizin varlığınızla Tıbrevanklılık ruhumuzu yeniden tazelemenin coşkusunu yaşacağız.
Hoşgeldiniz Srpazan Ağparig
“Hasret yaşanmışlıkların çağrısıdır” der düşünürler. Geçmişin, anıların ve eski dostların ruhumuzda yankılanan nostaljik çığlığıdır hasret.
Biz İstanbullu Tıbrevanklılar iki insana hep hasret kaldık... Biri şimdilerde Fransa’da yaşayan öğretmenimiz Vahan Acemyan, diğeri de Almanya ruhani liderliği görevini sürdüren Karekin Bekçiyan Srpazan. “Baron Vahan" yıllar önce bir gitti, pir gitti. Onca yakarmamıza, onca ricamıza rağmen bir görümlük bile olsa, bir daha gelmedi, gelemedi. Aramızdan arkadaşlar fırsat buldukça kendisini gidip ziyaret ediyorlar ama yine de “Bir damla hasret, bir damla baldır" avuntusundan başka çaremiz yok gibi. Telefon konuşmalarıyla ya da yazışmalarla yetinmeye çalışıyoruz. Balımız çoktan acı kesmesine rağmen, hasretliği en ağır bedeliyle karşılık olarak ödüyoruz.
Bir diğer hasretliğimiz ise Bekçiyan Srpazanımızaydı ki şükürler olsun nihayet ona kavuştuk. Bekçiyan Srpazan 30 yıl aradan sonra İstanbul’a geldi ve üç hafta süreyle bizlerle birlikte olacak. Tıbrevank ailesi olarak bu üç hafta içinde onun etrafında yoğunlaşacağız. 
Sınıf arkadaşları, onu tanımış olan dönemin Tıbrevanklıları ve O’nu hiç tanımamış ama çok işitmiş olan genç Tıbrevanklılar için bu üç haftalık süre ve O’nun varlığı salt bir hasret giderme olarak kalmayacak, aynı zamanda “Tıbrevanklılık Ruhu”nu da yeniden sorgulamamıza ve tazelememize vesile olacak.
Birkaç telefon görüşmemizin dışında hiç tanışıklığım olmamıştı Bekçiyan Srpazan’la.
Lâkin, yaşanmamışlıklar da hasret çektirebiliyor bazen. Ne kadar birebir yaşamamış olsanız da, geçmişin tünelinden bir bağ akabiliyor ondan size ve Tıbrevanklıysanız eğer ille de size... 
Anlamanız için size doğru akan bağın ne olduğunu, çok eskilere, Tıbrevank’ın kuruluş günlerine gitmek gerekiyor belki de. 
“Srpazan Dedemiz” Khaçaduryan
Tıbrevank'ta Patrik Karekin Khaçaduryan aile kökümüzün temeli olarak kabul edilir. O bizim kurucumuzdur. Ailenin dedesidir.
Adapazarı'ndaki Armaş Tıbrevankından aldığı geleneği Üsküdar'a taşıyan muhteremdir. Armaş'tan yetişen ruhanilerin halkın dinsel, sosyal ve kültürel yaşantısına kattığı bereketi tekrar yaşama geçirmek için çırpınan bu mümtaz insan tam da bu nedenle kendisini Türkiye’ye patrik olmaya çağıranlara “Eğer Armaş’ın devamı olacak bir Tıbrevank tesis ederseniz gelirim” şartını koymuştur. Bugün Tıbrevank’ın vücut bulmasının yegâne sebebi de işte “Patrik dedemiz”in bu “Olmazsa olmaz” şartıdır. Onun sayesinde bizler Anadolu'nun değişik kesimlerinden bugünlere getirilebildik.
“Srpazan Babamız” Kalustyan
Karekin Khaçaduryan dedesiyse eğer, onu izleyen Patrik Şınorhk Kalustyan da babasıdır Tıbrevanklının. Zaten de öyleydi... Halkın dilinde ve gönlünde "Baba" olarak yer almış. O bizim “Şınorhk Babamız” ya da “Patrik babamız”dı. Armaş geleneğini ve Patrik Khaçaduryan’dan devraldığı mirası aynen sürdürmüş, Tıbrevank’a ve Anadolu insanına kol kanat germiş, kaybolanları bulmaya, bulunanları topluma kazandırmaya özen göstermişti.
İşte bu iki ruhani liderin kişilikleriyle yaşama geçirdikleri Tıbrevank, onların arzu ettiği sayıda olmasa bile yine de belli başlı ruhaniler yetiştirebildi.
Almanya Dini Önderi Karekin Bekciyan, Batı Amerika Dini Önderi Khajak Barsamyan, şimdilerde Washington’da görev yapan Viken Aykazyan, İstanbul’da görev yapmakta olan Aram Ateşyan Tıbrevank’ta okumuş üst düzey ruhaniler arasında yer alırlar.
“Srpazan Ağpariğimiz” Bekçiyan
Bu değerli din adamları arasında Bekçiyan Srpazan’ın özel bir yeri hep oldu.
Bekçiyan Srpazan, Karekin Khaçaduryan’m öğrencisiydi, ne var ki onun rahipliğini kutsamaya “Patrik Dedemiz”in ömrü yetmedi. Bu görev Şınorhk Srpazan’a düştü. Patrik Şınorhk Kalustyan üç Tıbrevank öğrencisini birden kutsarken, bunlardan Dikran Bekçiyan'a “Karekin”, Yervant Saracyan’a “Khaçadur”, Stepan Hatapyan’a da “Bısak” (düğün tacı) adlarını verdi. Bu kutsama aynı zamanda Karekin ve Khaçadur adlarının taçlandırılışını simgeliyor, Karekin Khaçaduryan’ı ölümsüzleştiriyordu.
Bugün Tıbrevank'ın kurucusu Karekin Khaçaduryan’ın adını ve Armaş geleneğini günümüze taşıyan isim olması nedeniyle Tıbrevanklının göznurudur Bekçiyan Srpazan.
Khaçaduryan dedemiz, Kalustyan babamızsa eğer, Bekçiyan da ağparigimizdir bizim.
Srpazan Ağpariğimiz...
Ve şimdi Srpazan Ağpariğimiz artık aramızda, 30 yıldır uzak kaldığı ocağında.
Hoş geldiniz Srpazan Ağparig... 
Hoş geldiniz.
Biz Tıbrevankklar üç hafta boyunca sizin varlığınızla Tıbrevanklılık ruhumuzu yeniden tazelemenin coşkusunu yaşayacağız.
Büyük küçük hepimiz, yöneteceğiniz ayinlere katılıp, sunacağınız kutsal ekmek ve şarabı paylaşacağız.
Bugüne değin hiç “Hağortutyun" almayanlarımız bile “Eğer Hağortutyun alacaksam Srpazan Ağparig'in elinden almalıyım" diyecek ve size yaklaşacak.
Siz Armaş'tan günümüze uzanan omuriliğin son halkasısınız. Varlığınızda “Patrik Dedemiz"in, "Patrik Babamız"ın anılarını yaşayıp, yeniden canlanmanın ilk soluğunu içimize çekeceğiz.
Siz bizim için geçmişin tünelinden bugüne akan Tıbrevank ruhunun ışığısınız.
Hoş geldiniz... Gözümüz aydın olsun.
Hrant DİNK
İstanbul, AGOS-2003
“Tıbrevank benim ailem ve Tıbrevanklılar da benim kardeşlerim. Onların yıllardır tekrarladığı davet nihayet bu yıl gerçekleşti. Birlikte olmak, uzun aradan sonra özlem gidermek ve ortak geçmişimize saygı göstermek amacıyla buradayım. Aynı zamanda Karekin Khaçaduryan, Şınorhk Kalustyan va Karekin Kazancıyan Patriklerimizin kabirlerini ziyaret etmek de benim içimde yanan bir özlemdi. Çünkü onların cenazelerinde bulunamamıştım ve bu vazifemi bir gün muhakkak yerine getirmek istiyordum. Bunun gerçekleşebilme şansını yakalayabilmek için yıllarca bekledim. Nihayet bu pazar Tıbrevanklı kardeşlerimle birlikte onların kabirleri başında toplanacağız. Onları hatırlamak sadece bizim kuşakların değil, herkesin görevi olmalı. Tıbrevank’ın gelecek nesillerinin de bu muhterem şahısların önünde saygıyla eğilmelerini dilerim.
İtiraf etmeliyim ki doğduğum memleket olan İstanbul’a da hasretim hayli artmıştı. Sokaklarını, insanlarını, dostlarımı, akrabalarımı özlemiştim. Şimdi 30 yıl aradan sonra bu kısa ziyaretimde fırsat buldukça sokakları geçmişte olduğu gibi dolaşıyor, özlem gideriyorum. Aynı zamanda yeni dostlar edinme fırsatını da elde ediyorum.”
1942 İstanbul doğumlu olan Bekçiyan Srpazan, ilk ve orta okulu Pangaltı Mıkhitaryan’da okuduktan sonra liseyi Tıbrevank’ta tamamlayarak 1962 yılında mezun oldu. Ruhani eğitiminin yanısıra 1962-65 yıllarında İstanbul Edebiyet Fakültesinde Tarih ve Sosyoloji okudu, ancak son sınıfta okulu yarıda bırakarak Almanya’ya gitti. Almanya'da pedagoji eğitimi gördü. 1972’de İstanbul’a geri geldi ancak din görevlilerinin okullara girişi yasak olduğu gerekçesiyle öğretmenlik mesleğini yerine getirme olanağı bulamadı. 0 sırada Fransa’dan gelen teklifi kabul etti ve Patrik Şnorhk Kalustyan’ın da izniyle Marsilya’ya gitti. 1972-1991 yılları arası Marsilya’da hizmet verdikten sonra Almanya’ya geçti ve o günden beri de kendi önderliğinde gelişen Almanya Ermeni Kilisesi Merkezinin (Araçnortaran) ruhani liderliğini yapıyor.
Image may contain: 1 person

“Tıbrevank benim ailem ve Tıbrevanklılar da benim kardeşlerim. Onların yıllardır tekrarladığı davet nihayet bu yıl gerçekleşti. Birlikte olmak, uzun aradan sonra özlem gidermek ve ortak geçmişimize saygı göstermek amacıyla buradayım. Aynı zamanda Karekin Khaçaduryan, Şınorhk Kalustyan va Karekin Kazancıyan Patriklerimizin kabirlerini ziyaret etmek de benim içimde yanan bir özlemdi. Çünkü onların cenazelerinde bulunamamıştım ve bu vazifemi bir gün muhakkak yerine getirmek istiyordum. Bunun gerçekleşebilme şansını yakalayabilmek için yıllarca bekledim. Nihayet bu pazar Tıbrevanklı kardeşlerimle birlikte onların kabirleri başında toplanacağız. Onları hatırlamak sadece bizim kuşakların değil, herkesin görevi olmalı. Tıbrevank’ın gelecek nesillerinin de bu muhterem şahısların önünde saygıyla eğilmelerini dilerim.
İtiraf etmeliyim ki doğduğum memleket olan İstanbul’a da hasretim hayli artmıştı. Sokaklarını, insanlarını, dostlarımı, akrabalarımı özlemiştim. Şimdi 30 yıl aradan sonra bu kısa ziyaretimde fırsat buldukça sokakları geçmişte olduğu gibi dolaşıyor, özlem gideriyorum. Aynı zamanda yeni dostlar edinme fırsatını da elde ediyorum.”


Image may contain: 1 person, text
-
Nubar Güzeldevletyan

Մարմարա օրաթերթ 10 Մարտ 2017
-----
Başepiskopos Karekin Bekçiyan Kimdir.
Vaftiz adıyla Dikran Bekçiyan, 21 Aralık 1942’de ,Ankaralı anneden keskin Madenli babadan İstanbul'da doğdu.
Dikran, ilk ve orta okulu İstanbul Pangaltı Mıhitaryan Ermeni Okulu’nda okudu. Din adamı olmak istediğinden, ailesinin de onayıyla ,o zaman adı Surp Haç Tıbrevank Ermeni Ruhban Okulu olan , Üsküdar’daki bugünkü adıyla Surp Haç Ermeni Lisesi’ne geçti.
1960 yılı Vartavar Yortusu’nda Patrik Karekin Haçaduryan tarafından Tıbir (Muganni) takdis edildi. Lise eğitimini 1962’de başarıyla tamamladı ve bir yandan Ruhban Okulu’nda yeni açılan teoloji(Inzayaran) bölümüne devam ederken bir yandan da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji ve Tarih bölümünde yüksek öğrenimine devam etti. Yüksek eğitimi esnasında, 1963’te, Patrik Şınork Kalustyan tarafından sargavaklık (Diakos) mertebesine yükseltildi. Bir yandan eğitimini sürdürürken,diğer bir yandan da lisede öğrencilik yıllarında yaptığı gibi okula Anadolu’dan gelen ve Ermenice bilmeyen öğrencilere Ermenice dersleri vermeye devam etti .
25 Temmuz 1965’te, Vartavar Yortusu’nda Surp Haç Tıbrevank Ermeni Ruhban Okulu kurucusu Patrik Karekin Haçaduryan’ın anısına, zamanın Türkiye Ermenileri Patriği Başepiskopos Şnork Kalustyan eliyile ,Karekin ismiyle okulun ilk ruhanisi olarak Apeğa (Ön rahip) takdis edildi. Sosyoloji ve Tarih bölümünde son sınıfa geçtiği yıl Tıbrevank’a gelen Alman dilbilimci Dr.Jungmann’dan Almanya’da birlikte çalışma teklifi aldı. Zamanın Türkiye Ermenileri Patriği Şınork Kalustyan, yüksek eğitimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönmesi ve Tıbrevank’ta öğretmenlik ve müdürlük yapması koşuluyla Almanya’ya gitmesine izin verdi.
Öğrenci Bursu aldı ve Almanya Bonn Üniversitesine kabul edildi. Bir sene sonra da Bochum Üniversitesi’ne geçti. Pedagoji ve psikoloji eğitimi yaptı. Yüksek eğitimini 1970 yılında tamamladı ve Türkiye’ye döndü. 1970’te Patrik Şınork Kalustyan’ın elinden Vartabetlik (Rahiplik) asasını aldı. Bu arada Türkiye’de kanunlar değişti, artık din adamları okulda öğretmenlik ve müdürlük yapamıyordu. Bu nedenle hem Patrik Şınork Kalustyan’ın hem de Karekin Vartabet’in hayalleri yıkıldı.
1973’te Patrik’in izni ve Marsilya Ermeni Cemaati Yönetimi’nin davetiyle Marsilya’ya gitti. Orada, Surp Garabet Kilisesi rahipliği Karekin Vartabet’in ilk ruhani görevi oldu. 1976’da Marsilya Ermeni Cemaati’nin Merkezi Kilisesi olan Sırpotz Tarkmançatz’a atanarak 1991 Nisan ayına kadar orada hizmet etti. Karekin Vartabet merkezi kilisedeki ruhani hizmetinin yanı sıra, 1977’de Sırpotz Tarkmançatz Korosu’nun ve günlük okulların kurulmasına ve “Dialog“ adlı Hıristiyan radyosunda dini içerikli çocuklara yönelik programların hazırlanmasına da önderlik etti.
Bu dönemde aynı zamanda lise son sınıf öğrencilerine Ermenice dersi verdi.
Bu çalışmalarına paralel olarak ve genel talebi göz önünde bulundurarak bir Ermenice ve Fransızca “Kirk Antsanunneru“( Şahıs İsimleri Kitabı) “Livre Des Prenoms“ adlı ,şahıs isimleri sözlüğünü hazırladı. Kitap 1988 yılında Beyrut’ta basılarak yayımlandı. Bu dönemde ayrıca “Armenia“ adlı dergi için makaleler kaleme aldı.
1991 yılında Katolikos (Başpatrik) I. Vazken hazretleri Almanya’da yaşayan Ermenilerin artan nüfusunu göz önüne alarak Karekin Vartabet’e Almanya’da Ruhani Önderlik (Araçnortaran) kurma görevini verdi. Karekin Vartabet, Katolikos I. Vazken hazretlerinin 31 Ocak 1992 tarihli emriyle Almanya Ermenilerinin Ruhani Önderi ilan edildi. Kendi çalışmalarıyla hazırlanan Almanya Ruhani Önderlik tüzüğü 1994’te tamamlandı ve tüzük Katolikos I. Vazken tarafından 10 Ocak 1994’te onaylandı.
17 Mayıs 1992’de zamanın Türkiye Ermenileri Patriği Karekin Kazancıyan, Almanya’ya yaptığı özel bir ziyaret sırasında, eski öğrencilerinden olan Karekin Vartabet’e Dzayrakuyn Vartabet (Başrahiplik) unvanını verdi. Karekin Dz. Vartabet aynı sene 27 Eylül’de Surp Eçmiadzin’de, Katolikos I. Vazken hazretleri tarafından Episkopos takdis edildi.Zamanın Katolikos I. Karekin hazretleri, altı yıl sonra Almanya’yı ziyaret etti ve başarılı hizmetlerinden dolayı Karekin Episkoposu onurlandırarak, 28 Mart 1998 tarihli emriyle Başepiskoposluk mertebesine yükseltti.
Almanya’da Dini Önder atanmasından başlayarak 2000 senesine kadar, 15Kilise Cemiyeti kuran Karekin Başepiskopos, göreve getirilişinde sadece 2 olan ruhani sayısını 7’ye yükseltti, tıbirler ve sargavaklar takdis etti. Ayrıca Der Hayazad Kahana Mardikyan’ı kahana (papaz), bu gün Şam’da görev yapan Episkopos Armaş Nalbandyan’ı da apeğa (önrahip) ve vartabet (rahip) takdis etti.
Karekin Başepiskopos, Ruhani Önderlik sekretaryasını gerekli personel ile donatıp giderlerin karşılanabilmesi için kaynaklar buldu. Hem Ruhani Önderlik hem de ona bağlı cemaatlerin kalıcı gelir getiren gayrimenkuller edinmelerini sağladı. Kiliseler arası ilişkileri geliştirerek Almanya Ermeni Kilisesi’ni Almanya’daki Hıristiyan Kiliseler Birliği’ne (ACK) üye yaptı. Bu kuruluşa ve onun çeşitli şubelerine göreve uygun kişiler atadı.
Ermenice ve Türkçe dışında çok iyi derecede Almanca ve iyi derecede Fransızca bilen Karekin Başepiskopos, Kemal Yalçın’ın son yıllarda çok ses getiren “Seninle Güler Yüreğim” ve “Sarı Gelin” kitaplarını Ermeniceye tercüme etti. Son üç dört yıldır üzerinde çalıştığı geniş kapsamlı Almanca-Türkçe ve Ermenice sözlüğün yakın bir zamanda yayımlanması bekleniyor. Tüm bu çalışmaların yanı sıra dini ve kültürel içerikli birçok kitapçık ve broşür yayımladı. Ruhani Önderlik’in faaliyetlerinin geniş bir kitleye tanıtılması amacıyla aktüel faaliyetleri düzenli bir şekilde rapor halinde yayımlayan bir ekip kurdu.
Karekin Başepiskopos, dünya görüşünü şöyle açıklıyor: “İdealimdeki dünya, hep dinî inançlarımdan kaynaklanıyor. İnancıma göre, Allah sevgidir. İnsanlara sevgi ile yaklaşmayı doğru buldum. Kendi dünyamı sevgi üzerine kurdum. İnsan sevgisi benim için sevgilerin en yücesidir. İnsanlara hep önyargısız yaklaştım. Kariyer için, şan şöhret için din adamı olunmaz. Din adamı kendini insanlara hizmete adayandır.''
Dr.med.Sarkis Adam-
ՈՎ~ Է , ԳԵՐԱՇՆՈՐՀ Տ. ԳԱՐԵԳԻՆ ԱՐՔ. ՊԵՔՃԵԱՆ
Աւազանի անունով Տիգրան Պեքճեան ծնած է, 21 Դեկտեմբեր 1942 թուականին Իսթանպուլի մէջ: Իր նախնական ու միջնակարգի ուսումը առած է Իսթանպուլի Վիէննական Մխիթարեան վարժարանի մէջ,իսկ լիսէն աւարտած է Սկիւտարի Սուրբ Խաչ Դպրեվանքի մէջ:
1962 թուականէն սկսեալ Տիգրան Պեքճեան սկսած է հետեւիլ Սուրբ Խաչ Դպրեվանքի նոր բացուած ընծայարանի դասընթացքներուն,միեւնոյն ժամանակ յաճաղելով Իսթանպուլի Պետական համալսարանի Գրական Ֆաէիւլթէթի "Ընկերաբանութիւն" եւ "Պատմագիտութիւն" բաժնի դասընթացքներուն շարուանակած է իր բարձրագոյն ուսումը.
1963 թուականին կը ձեռնադրուի սարկաւագ ձեռամբ օրուայ Թուրքիոյ Հայոց Պատրիարք Արք.Շնորհք Գալուստեանի. Տիգրան սարկաւագ որ այդ, թուականներուն Իսթանպուլի Համալսարանի ուսանողներէն մին է,կ'սկսի Սուրբ Խաչ Դպրեվանքի ոչհայախօս աշակերտներուն հայերէն դասաւանդել: Ան շատ կարճ ժամանակէն կը տիրանայ աշակերտներուն գնահատանքը, սէրը ու համակրանքը :Իր աշակերտներէն եղած են Տէր Զավէն Քհյն.Պըճաքչը, Պր.Վազգէն Պարըն եւ այլ հանրածանօթ դէմքեր.
Տիգրան Սարկաւագ Պեքճեան 25 Յուլիս 1965 թուականին վարդավառի տօնին ձեռնադրուած է աբեղայ ,ձեռամբ Թուրքիոյ Հայոց օրուայ Պատրիարք Շնորհք Գալուստեանի, վերանուանուելով Գարեգին, ի յիշատակ Սուրբ Խաչ Դպրեվանքի հիմնադիր Գարեգին Պատրիարք Խաչատուրեանի անուան,իբրեւ առաջին եկեղեցական նոյն դպրեվանքի շրջանաւարտ:
Գարեգին Պեէճեան 1965 թուականին կը մեկնի Գերմանիա ,նախ Պոն, ապա Պօխում քաղաքներ ,իր բարձրագոյն ուսումը կատարելագործելու ուր կը հետեւի "Մանկավարժութիւն" եւ "Հոգեբանութիւն " գիտական ճիւղերու դասընթացքներուն:
1966 թուականին Քէօլն քաղաքի մէջ կը մատուցանէ իր առաջին Սուրբ Պատարագը ,անոր անախձեռնութեամբ կը հիմնուի Գերմանիոյ մէջ ,նախ Քէօլն քաղաքի , ապա Ֆրանքֆուրթ,Միւնիղ,Սթութթկարտ քաղաքներու մէջ եկեղեցական հայ համայնքները:
1970 թուականին Թուրքիոյ Հայոց օրուայ Պատրիարք Շնորհք Արք.Գալուստեանի ձեռամբ կը ձեռնադրուի վարդապետ.
1973 թուականին կը հրաւիրուի հոգեւոր պաշտօնի Մարսէյլի Սուրբ Կարապետ եկեղեցւոյ մէջ, ապա կ'ստանձնէ հոգեւոր հովիւի պաշտօնը նոյն քաղաքի Սրբոց Թարգմանչաց Մայր Եկեղեցւոյ :
Պեքճեան վարդապետ իր հոգեւոր պաշտօնի զուգահեր ,Մարսէյլի մէջ կը շարուանակէ իր հայերին դասատուութեան ծառայութթիւնը եւ նաեւ գրական աշխատութիւնները ,ինչպէսին 1988 թուականին լոյս կը տեսնէ "Գիրք Անձանուներու" անուն ֆրանսերէն-Հայերէն երկլեզու գիրքը.
Իր յօդուածները կը հրատարակուին նաեւ հայ մամուլի մէջ.
1991 թուականին Ամենայն Հայոց Կաթողիկոս Վազգէն Ա.Վեհափառի կոչով ու հրամանով կը վերադառնայ Գերմանիա եւ Քէօլն քաղաքի մէջ կը լծուի Գերմանիոյ Հայոց Թեմի Առաջնորդութեան հիմնումի նախապատրաստական աշխատանքներուն եւ կ'ստանձնէ Առաջնորդութիւն հիմնելու պաշտօնը.
31 Յունուար 1992 թուականին Վազգէն Կաթողիկոսի հրամանով կը նշանակուի Գերամնիոյ Հայոց Թեմի Առաջնորդը եւ 17 Մարտ 1992 թուականին ալ Սուրբ Խաչ Դպրեվանքի նախկին ուսուցիչներէն Թուրքիոյ Հայոց օրուայ Պատրիարք Գարեգին Արք.Գազանճեանի ձեռամբ ծայրագոյն վարդապետ.
27 Սեպտեմբեր 1992 թուականին Ամենայն Հայոց օրուայ Կաթողիկոս Վազգէն Ա.Վեհափառի ձեռամբ եպիսկոպոս կը ձեռնադրուի ,իսկ 28 Մարտ 1998 թուականին ալ օրուայ Կաթողիկոս Գարեգին Ա.Սարգիսեան Վեհափառի գնահատանքով եւ կարգադրութեամբ կ'ստանայ "Արքութեան" աստիճանը:
Առաջնորդ Պեքճեան Սրբազանը, Գերմանիոյ Առաջնորդութեան հիմնարկութեան տարիներէն սկսեալ իր գործունէութեան ընթացքին մէջ ,ոչ թէ', միայն Գերամանիոյ Հայ Եկեղեցական կեանքը,այլ նաեւ աշխարհիկ ու համայնքային կազմակերպչական կեանքը , այսինքն աւելի քան 50 000 հայ բնակչութիւն ունեցող Գերմանահայ գաղութը կ'ապրի ակնյայտ վերելք ու զարթօնք մը,որը կարելի է հաստատել հետեւեալ կէտերու մէջ:
Ա- Գերմանիոյ Հայոց եկեղեցական 15 համայնքներու կազմաւորման աշխատանքներու վերելքը.
Բ-Հոգեւորոական դասու քանակի բարձարացումը.
Գ-Արմաշի Ընծայարանի սկզբունքներու հիման վրայ հոգեւոր կրթութիւն.
Դ-Գերամանիոյ Հայոց Առաջնորդարանի Ֆինասաւորումի եւ Եկեղեցական համայնքներու նիւթական զօրացումը.
Ե-Հայ գաղթականներու օժանդակութիւն ու այլ Սօսիալական աշխատանքներու աշխուժացում.
Զ-Առաջնորդարանի կանոնադրութեան պատրասման, հաստատման եւ Գերմանիոյ դատական մարմիներու ու Ամենայն Հայոց Կոթողիկոսի կողմէ վաւերացման վերաբերեալ աշխատանքներ.
Է-Հրատարակչական,Մշակոյթային,Կրթական , Սօսեալական աշխատանքներու աշխուժացում.
Ը- Միջեկեղեցական յարաբերութիւններու աշխուժացում
Առաջնորդ Սրբազան հայրը դպիրներու ,սարկաւագներու եւ հոգեւորոկաններու նախապատրաստական աշխատանքներու մէջ նախանձախնդիր է, իր ձեռամբ ձեռնադրուած են կիսասարկաըագներ,սարկաւագներ եւ նաեւ քահանայ ,աբեղայ, , ինչպէսին այսօրուայ Տամասգոսի առաջնորդ Արմաշ Եպիսկօպոս Նալպանդեան, նախ աբեղայ, ապա վարդապետ նոյնպէս Տէր Հայազատ Քհյն. Մարտիգեան Սրբազանի ձեռամբ ձեռնադրուած են,որոնց հոգեւոր ծնողքը Գարեգին Արք.Պեքճեանն է.
Պեքճեան Սրբազանի աշխատանքներու շնորհիւ Գերմանահայ գաղութը օժտուած է Քէօլն,Սթութթկարտ,Լայբծիկ-Հալլէ քաղաքներու մէջ երեք սեփական եկեղեցիններու եւ նաեւ սրբազանի հեղինակութեան շնորհիւ ալ , Գերմանիոյ Հայոց Առաջնորդարանը "Գերամանիոյ Քրիստոնեայ Եկեղեցիներու Միութիւն" ի անդամ դարձած է.
Հայերէն,Գերամաներէն,Թուրերէն եւ Ֆրանսերէն լեզուններու տէր Պեէճեան Սրբազանը գրասէր հոգեւորական մըն է եւ Թուրք գրող Քէմալ Եալճընի "Սէնիլէ Կիւլէր Եուրէղիմ" անուն թրքերէն գիրքը "Քեզմով Կը Խայտայ Սիրտս" վերնագիրով հայերէնի թարգամանաց է .Գրական աշխատութիւնները շարունակող Սրբազան հայրին լայնածաւալ աշխատութիւններէն մին ալ չորսհազար էջնոց Գերմաներէն-Հայերէն- Թուրքերէն հսկայ բառարանի պատրաստութիւնն է.
Տօքթ.Սարգիս Ատամ
Գերմանիա
--------------------------------------

No comments:

Post a Comment